Bölümümüz 2016-2017 Eğitim Öğretim Açılışı ve Oryantasyon Programı Düzenledi
26 Eylül 2016 03:20

İstatistik Bölümümüz tarafından 2016-2017 Eğitim Öğretim Yılı Açılışı ve Oryantasyon Programı düzenlendi. 21 Eylül 2016 tarihinde 75. Yıl Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe Fen Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Hasan BAL, Fen Fakültesi Dekan Yardımcımız Doç. Dr. Yaprak Arzu ÖZDEMİR, İstatistik Bölüm Başkan Yardımcımız Doç. Dr. Meral EBEGİL, Olasılık Teorisi ve Olasılık Süreçleri Anabilim Dalı Başkanımız Doç. Dr. Hülya OLMUŞ, bölümümüz akademik personelleri, davetli misafirler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan, oryantasyon sunumu ile devam eden program, Fen Fakültesi Dekanımız ve İstatistik Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Hasan BAL’ın hitap ettiği sunumu ile sona erdi.

Açılış konuşması yapan Dekanımız Prof. Dr. Hasan BAL şunları söyledi: “Üstün bir başarı ile üniversitemizi  ve bölümümüzü seçmiş olmanız bizim için bir onurdur.  Bizim referansımız; tecrübemiz, akademik kadromuz, kurumsal yapımızdır. Bu seçim sizlerin hem üniversitemizden hem de Başkent Ankaradan’dan geleceğinizin şekillenmesi adına çok şeyler beklediğinizi göstermektedir. Artık iyi bir mezunun istihdam edilmeyi düşünen değil istihdam etmeyi düşünecek kadar cesur ve geniş ufuklu olarak tanımlandığı zamanlardayız. Basit ve yerel düşünmeyen, dünyaya açılmayı hedefleyen, küresel ölçekte işler başaran insanlar olmayı hedeflemelisiniz. Esasen, siz bu kültüre ve bu anlayışa yabancı değilsiniz. Sizler ilim Çin’de de olsa onu gidip bulunuz diyen bir inancın,  İstanbul’un fethinde bulunmak için çölleri aşan bir azmin, gönülleri fethetmek için Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen bir milletin nesli atisi geleceği yani mirasçılarısınız.", diyen Dekan Prof. Dr. Hasan BAL sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülke olarak sıkıntılı günlerden geçmekteyiz. Zira yaşadığımız coğrafyada dünyadaki önemli doğal kaynakların % 70 bulunmaktadır. Ayrıca enerji yollarının da  tam kavşak yerinde olması ülkemizin önemini artırmaktadır. Dolayısıyla küresel güçler bu öneminden dolayı ülkemizi kontrolleri altına almak istemektedirler. Bunu da  terör örgütlerini kullanarak sürdürmek istemektedir.  Bu bağlamda Türkiyenin verdiği bağımsızlık mücadelesi hem insani hem de hak üzeredir. Canımız acıyor, ancak güçlü ve zalim olanlar değil haklı olan Türkiye  kazanacaktır.
Hepinizin bildiği gibi, 15 Temmuz 2016 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik hain, kanlı ve alçak darbe girişimi, Türk milletinin yüksek millî iradesi sayesinde başarısız olmuş ve milletimizin feraseti, cesareti, vakur ve kararlı duruşuyla akamete uğramıştır. Türkiye 15 Temmuz'da ve sonrasında dostunu, düşmanını, yanında olanı, karşısında olanı özellikle pusuda bekleyenleri büyük ölçüde görmüş ve tanımıştır. O gece destan yazan milletimize ne söylesek ne yapsak minnetimizi ifade edemeyiz…  Hiçbirimizin ülkemizin ve milletimizin çıkarları, ihtiyaçları dışında bir kritere göre hareket etme hakkı yoktur. Milletimizin birliğe, beraberliğe, dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacı var… .  İnaniyorum ki,  tam  Demokrasi, adalet ,hukuk ,  eşitlik  ve liyakat kriterlerine göre yönetilen Türkiyemiz  güvenlik problemini de aştığı takdirde kısa sürede Bilimde yükselen ülkeler  arasına girer.  Tüm bu yaşananlara rağmen, ülkemizin makro ekonomik dengeleri hatırı sayılır derecede iyi durumdadır.

Açılış konuşmasından sonra Fen Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Hasan BAL Açılış Dersi kapsamında yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Büyümesi son birkaç yıldır % 3-4 tür ve kamu borcunun/milli gelir oranı %32.9 dır. Bu değerler ABD  için 104.17, Japonya  için 229,İtalya için 132, Portekiz için 129, Yunanistan için 177dır. Küresel borç bakımından dünyadaki devletlerin toplam borcu 60 trilyon $ dır. Bu borcun   ABD  için payı 29 trilyon $ , Japonya için 20 trilyon Çin  için 6.25 olduğu halde bu rakam Türkiye için 0.04 trilyon $ dır. Bir ülkenin kalkınmasının temel şartlarından birisi, nitelikli insan gücüdür. Bu nedenle geleceğimizin güvencesi olan siz öğrencilerimizi, ülkemizin ihtiyacı olan nitelikli insan gücü özelliklerine uygun olarak yetiştirmek için tüm imkanlarımızı sizlerin hizmetine sunma çabası içindeyiz. Amacımız  her alanda özellikle “Bilimde ve teknolojide Sayılı ülkeler” arasında olmaktır. Hayatta ve bu bölümde başarılı olmak istiyorsanız Özellikle İki dili çok iyi  öğrenmelisiniz bunlar  yabancı dil ve matematiktir."

Ayrıca Dekanımız Prof. Dr. Hasan BAL İstatistik Bölümümüz ile ilgili de şunları söyledi: "Günümüzde hükümetler politikalarını formüle etmek ve aldıkları kararları desteklemek, politikacılar da halkı ikna etmek için istatistikleri temel almaktadır. Tıbbi araştırmalarda hastaların teşhisinde ve yeni ilaçların yan etkilerinin ortaya konulmasında istatistiksel teknikler kullanılmaktadır. Ekonomi, işletme ve kamu yönetiminde istatistiğin kullanılması son yarım yüzyıl içinde olağan üstü bir gelişme göstermiştir. İstatistiksel yöntem sosyal bilimlerin bütün dallarında hemen hemen tek pratik çalışma aracı durumundadır. Bu nedenle bölümümüzü tercih etmeniz isabetlidir. İyi bir istatistikçi için istihdam problemi olamaz. Yurt dışında istatistik eğitimi alanlara iyi eğitimli insan kabul edilmektedir. Bu yıl birinci yerleştirme sonrasında üniversitelerde 68 bin kontenjan boş kalmıştı. Ama asıl şok, kazandıkları halde üniversiteye kayıt yaptırmayan öğrencilerde yaşandı. Bu sayıda az değildi 70 bin kişi, ancak  bizim  için sevindirici olan bu problemlerin  bölümümüzde yaşanmamış olmasıdır.  80 olan bölüm kontenjanımıza dolmuş. Kazananların tamamı kayıt yaptırmıştır. Bölümümüz  Lisans programında 819 , Lisans üstü proğramında ise 320 öğrenci okumaktadır. 22 Öğretim Üyesi 15 Araştırma Görevlisi bulunmaktadır. Çok şanslısınız Şu anda iki bilgisayar labarotuvarınıda tamamen yenilemekteyiz.
Dekanımız Prof. Dr. Hasan BAL akademisyenlere ise şöyle seslendi: "Çok kıymetli Akademisyen arkadaşlarım, Büyük bir öz veriyle  edinmiş olduğunuz birikim ve tecrübeyi yine aynı fedakârlıkla öğrencilerimize aktarmaktasınız. Bu heyecanı hiç kaybetmeden ülkemize ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Sizler bu yüce kurumun asli unsurlarısınız. İdealist kimliğiniz ve çalışkanlığınızla bir yandan eğitim faaliyetlerini yürütürken diğer taraftan araştırma, geliştirme çalışmalarınızı da yürütüyorsunuz. Bu yöndeki çabalarınıza her zaman destek vereceğiz.  Bu yöndeki gayretlerimiz ve çalışmalarımız devam etmektedir. Yeni bir öğretim yılına girerken, okulu, eğitimi, öğrencileri dikkate almak zorundayız.Temel hedefimiz Yeni Türkiye’nin yenilikçi bir üniversite modelini ( bilim + Gönül  model ) ortaya koymaktır. Gönlünüz açık olmalı, çevrenize  Avrasyaya, Türk dünyasına coğrafyamıza  dünyaya . hayata hep ümitvar şekilde bakınız. 2011 yılında Saraybosna da bir konferansa katılmıştım bana anlatıklarını hayattım boyunca unutamıyorum. Diyorduki , Biz sabah uyandığımızda  önce İgman dağına bakarız Osmanlı askeri varmı yokmu  gelmiş mi diye? açık söylemek gerekirse yüz yıl oldu bu topraklar rahat yüzü görmedi. Büyük ağabey olarak sorumluluğumuzu yerine getirmediğimizde küçük kardeşlerin bundan zarar göreceğini unutmamalıyız. Daha çok çalışma, Daha az aktüalite , daha az televizyon, daha az telefon ve dijital oyun, daha az boş vermişlik konusunda uygulanabilir kararlar almak zorundayız. Tabii bu kadarla da kalmayıp, sadece derslere değil, spora, sanata, okumaya ve kendimizi geliştirecek her şeye daha fazla zaman ayırmalıyız. Yeni bir öğretim yılı sıradan bir başlangıç değil, kendimize yaptığımız yatırımın en değerli olanıdır. Bu yüzden tercihlerinizi doğru belirleyip, harfiyen yerine getirmelisiniz. Pırıl pırıl bir gelecek ve aydınlık yarınlar sizleri bekliyor. Sizlere güveniyor ve sizleri seviyoruz. Tüm  öğretim elemanları , personel ve öğrencilerimiz ile ailelerine sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir eğitim-öğretim yılı diliyor, sevgi ve saygılar sunuyorum”